25 Kasım 2009 Çarşamba

Sonbahar, Bahçe, Geçen Haftasonu

Pazarları aile günümüzdür aslında, ama kaç haftadır pazarları Ekin'in babası çalıştığından birlikte haftasonu keyfi yaşayamadık. Bu arada "baba mimar" proje yetiştirmek için ofisteki çalışanlarımızla birlikte gece gündüz çalışıyor. Bazı geceler Ekin babasını görmeden uyuyor. Bazı günlerde de akşamüzeri uykusunun uzamasına ses çıkarmıyorum, gece biraz geç yatıp babasını görebilsin diye.
Hatta kuzumun oyunlarına bile yansıdı bu durum komik bir şekilde :) Oyuncak bebeğinin babası mimarmış, geceleri projelerini başkaları almasın diye yemeğini ofiste yiyip, ofiste uyuyormuş :))) Bana ilk anlattığında hemen eşimi arayıp anlattım, gerçekten çok komik :=) Ama nasıl özlüyor babasını, gerçekten babasına düşkünlüğü inanılmaz derecede arttı bu ara...

Neyse, geçen pazar Ekin'le oturduğumuz sitenin bahçesine inerek sonbaharın bahçemizde yaptığı değişiklileri gözlemledik, mini piknik yaptık, bol bol oyun oynadık. Hava da çok güzeldi. Sallanan filinin filini çıkararak bisiklet gibi kullandı. Azıcık bacaklar güçlensin değil mi?


Bahçemizin bu kısmına bayılıyorum. Ağaçların dallarının yarattığı perspektif çok hoş...

İki bina arası teleferik manzarası...



Otları, böcekleri, karıncaları inceledi Ekin. Tam bir doğa etkinliği oldu.






Bahçemizin güzel ağaçları saklambaç oyunumuza eşlik ettiler :))




Bu güzel mor çiçekleri çok seviyoruz. Sanki gece çekmişim gibi çıkmış fotoğraf, sadece biraz gölgeydi oysa...



İşte bahçemizin sonbaharı en güzel yansıtan bölümü. Yaz bitti ve tüm yapraklar kırmızı tonlarına büründü. Ekin'le yazdan sonbahara geçişte yaprakların nasıl farklılaştığını konuştuk.








Bol bol yaprak topladık, kırmızı, yeşil, sarı tonlarında. Hatta bazı yapraklar aynı anda tüm renkleri barındırıyorlardı, Ekin sevinç çığlıkları atarak topladı yaprakları. Evde kurumalarını bekliyoruz. Onları güzel bir etkinlikte kullanacağız.
Her ne kadar eksik de olsak, güzel bir pazar geçirdik kızımla. Akşama bütün yaşadıklarını büyük bir coşkuyla babasına aktardı.



Bu arada kurban bayramında artık eşimin dinlenmesi gerektiğine kanaat getirerek :)) Marmaris-Selimiye'ye gidiyoruz. Sakin ve huzurlu bir yere kaçıyoruz. Herkesin bayramını şimdiden kutlarım.

22 Kasım 2009 Pazar

Parmak Kaslarını Geliştiren Birkaç Etkinlik

Geçenlerde Montessori eğitimi grubumuza gelen bir mailde çocukların parmak kaslarını geliştirici bazı oyunlar yer alıyordu (Ayşegül göndermiş). Benim de aklıma bu konuda evde yaptığımız birkaç etkinlik geldi. Gene biraz arşiv taraması yaptım :))


Kalın bir kağıda keçeli kalemlerle belirli aralıklarla çizgiler çiziyorum. Ekin de sırayla onları kesiyor. Ara sıra pratik yapmak için tekrarlıyoruz. Bunun zikzaklı ve dalgalı versiyonları da var sırada.

Solak kızım benim...


Bu oyuncağı çok seviyorum, yeni aldım. Hem parmak kasları için çok iyi, hem ahşap :), hem de 12 adet şekil kombinasyonu kılavuzu var.


Bu kılavuzlara göre ahşap daireleri hareket ettirerek bir sıralama oluşturuyorsunuz. Lokantalarda bile oynuyor Ekin bunlarla, o da çok sevdi.


Bu da epey eskiden beri oynadığı bir oyuncak. Küçükken biraz zorlanıyordu küçük topları kaldırıp sürüklemekte. Düz, eğri, zikzaklı derken renkli topları minicik elleriyle hareket ettiriyor, parmaklar için süper etkinlik...



Bir de elbette mandal takma oyunu. Mandal takma işi küçük insanların küçük elleri için gerçekten epey zorlayıcı bir iş. Küçük çamaşır askısına normal boyutlardaki mandalla çamaşır asıyordu daha önce ama bu şirin mandallarla çalışmayı çok seviyor Ekin. Hem minikler hem de sevimli...



Bitirince "Anne sana hediye zarf yaptım" dedi ve bana verdi :))

Sonra bulduğu her şeye minik mandallarını taktı :)

20 Kasım 2009 Cuma

Kitap


(Ekin 1 yaşındayken)

Blog aleminde yeni biri olarak heyecanlıyım, mim'lendim. Sevgili arkadaşım Demet beni mimlemiş. Bir kitapsever olarak zevkle yanıtlayacağım soruları. Severek okuduğum o kadar çok kitap var ki... Aklıma gelmeyenler için sevgili kitaplarımdan şimdiden özür dilerim :)) Kitap mimini başlatan Füsun'a da sevgilerimi sunarım...

Başlıyorum:

1. Şu an okumakta olduğunuz kitap/kitaplar, kısaca konusuyla?

Aynı anda bir sürü kitap okumayı sevmem. Sadece okuduğum kitaba konsantre olurum ve tüm ayırabildiğim zamanlarda okur, en kısa sürede bitirmeye çalışırım, çünkü aklım o kitapla dolu olur. Ekin emerken uyuduğunda emzirirken kitap bitirmişliğim de çoktur.

Son zamanlar neredeyse sadece çocuk gelişimi üzerine kitaplar okuyorum, bunları birarada okuyabiliyorum :) Şu anda "Çocuklarımızla Cinsellik Hakkında Nasıl Konuşalım? / Bebeklikten Gençliğe Cinsellik" adlı Prof.Dr. Z. Bengi Semerci'nin kitabını okuyorum. 3 yaşında bir kızınız / oğlunuz varsa, cinsellikle ilgili gelecek sorulara hazırlıklı olmak gerekir :)

Emel Çakıroğlu Wilbrandt'ın "Maria Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi Sanatı" kitabı sürekli elimde. Maria Montessori'nin hayatı ve felsefesinin temellerini okumak çok heyecan verici. Özellikle materyallerle ilgili tekrar tekrar okuyorum, kendim yapabileceğim materyaller için planlamalar yapıyorum.

Ayrıca İhsan Oktay Anar'ın "Suskunlar"ına da başlamıştım. İstediğim tempoda değilim henüz :)

2. En son aldığınız kitap/kitaplar?

Prof.Dr. Z. Bengi Semerci "Çocuklarımızla Cinsellik Hakkında Nasıl Konuşalım?" ı aldım hemen okumaya başladım.

Aslı Erdoğan'ın iki kitabını aldım: "Hayatın Sessizliğinde" ve"Kabuk Adam". Biliyorsunuz kendisi dünyadaki en iyi genç yazarlar arasında gösteriliyor. İlk kez okuyacağım.

A, bir de yemek konusuna çok meraklı olduğum için Gamze Bursalı!nın "Net 425 g" adlı kitabını aldık eşimle. Çok sade, çarpıcı, seçkin tarifler var.

Ekin'e Tübitak Yayınları'ndan Haydi Öğrenelim serisini aldım: "Ne Neden Yapılmış", "Duyularımız", "Atma Kullan" (Ekin geri dönüşüme çok meraklı), "Dört Element" önceden vardı zaten. Bir de Bambi'nin kahramanlarından "MinikTavşanlar / Sizi Seviyorum Tavşancıklar", Can Yayınları'ndan Bekiç Ak "Uyurgezer Fil", daha var ama çok uzadı :)) Ekin'e kitap almaya doyamıyorum...

3. Şimdiye kadar okuduğunuz kitaplar içinde en çok sevdikleriniz?

Gelelim en sevdiğim soruya...

-İhsan Oktay Anar'ın "Puslu Kıtalar Atlası"
-Elif Şafak'ın "Pinhan"ı ( 1-2 kitabı hariç tüm kitaplarını okudum. "Med-Cezir", "Araf" ve "Mahrem" de çok sevdiklerim arasındadır.)
-Paul Auster'ın tüm kitapları, hepsini çok severek okudum. (Demet, "New York Üçlemesi"ne de bayılırım ;) )
-Milorad Paviç'in "Hazar Sözlüğü" (fansastik anlatımlara ve labirent gibi kitaplara da bayılırım :))
-Trevanian'ın "Shibumi"si.
-Raymond M. Sumullyan'ın "Tao Sessizdir"i.
-Franz Kafka'nın tüm roman ve özellikle öyküleri.

Konu kitap olunca, biri beni durdursun, yazdıkça yazıyorum :)))


4. Bir türlü bitiremediğiniz, bitirseniz de sizi okurken illallah ettiren kitap/ kitaplar?

Hiç öyle illallah diyeceğim kitabım olmadı, aldıklarımı hep bayıla bayıla okudum. Ama bitiremediğim, konsantre olamadığım bir kitap var: Georges Perec "Yaşam Kullanma Kılavuzu", eşim almıştı, o sıralar bir türlü kendimi verememiştim. Kılavuz kitaplardan değil, şunu şunu yap türü tavsiye kitabı da değil, adı sizi yanıltmasın. Çok titizlikle yazılmış bir roman, hatta arkasında "...okuyucusundan da aynı titizlik ve hüneri beklemekte haklıdır." yazıyor. Kitaba haksızlık etmemek için okumayı ertelemiştim.

5. Elinizdeki bitince okumayı düşündüğünüz kitap?

Hımm... Önce elimdekileri bitireyim de :)) Gerçekten şu anda okumam gereken çok fazla kitap var. Amin Maalouf, çok istememe rağmen hiç başlamadığım bir yazar, onu okuyabilirim... Her ne kadar geç kalmış olsam da, hiç okumamaktan iyidir, değil mi?

Şimdi benim de birilerini mimlemem gerek sanırım. Benim çok severek takip ettiğim bloglar var, benim blogumdan haberleri var mı bilmiyorum ama :) Esra'yı (Esra biliyor blogumu :)) ), Iraz'ı, Ayça'yı mimliyorum...

18 Kasım 2009 Çarşamba

Geçmişten - 2 / Eğitici Kart Oyunları

Blog yazma işine yeni başlayınca, arşivde birikenleri arada sırada tarayıp gruplama zorunluluğu doğuyor. Daha önce yaptıklarımızı da yayınlamak istediğim için, bunları "geçmişten" başlığı altında toplayıp ara ara yayınlayacağım. Zaten bir tanesi yayınlamıştım, bu da ikincisi; kızıma çeşitli Montessori sitelerinden yararlanarak hazırladığım kartlar. Daha önce başka bloglarda yayınlanmış olanlar da var içlerinde. Epey oldu bunları hazırlayıp oynayalı, ama blog arşivimize de girsinler bakalım :)


Bu bebekleri giydirme oyununu Ekin çok seviyor. Onlara birer isim de vermişti, Max ve Atakan :) Yaklaşık bir sene önce bu iki arkadaşı A4 sticker kağıda basmış, kalın kartona yapıştırmış ve lamine etmiştim, bütün kıyafetlerinin çıktılarını almıştım. Hatta ikişer tane hazırlamıştım. Ellerimin acısını hala unutmam :)) Ama çok keyifle oynuyor, onları mevsime göre giydiriyor, tekrar değiştiriyor. http://www.activityvillage.co.uk/ adresinden...




Bunlar "where things come from" kartları. Yediğimiz ekmeğin, peynirin, giydiğimiz giysilerin, kullandığımız kağıdın nereden geldiğini üç aşamalı olarak gösteriyor. İnek-süt-peynir gibi... http://www.montessoriforeveryone.com/ adresinden.


Bu kartları Esra'nın blogunda görmüş ve bayılmıştım. Hemen hazırlamıştım. Toprak, su, hava elementlerine ilişkin öğeler ve toprak, su, hava canlıları yer alıyor kartlarda. Açıklayıcı ve detaylı anlatım için Esra'nın bloguna buyrun...


Bunlar mevsim ve giysi eşleştirme kartları. Hangi giysileri hangi mevsimlerde giyeriz oyunu oynuyoruz bunlarla. http://www.montessoriforeveryone.com/ adresinden. Yalnız ilkbahar sadece yağmurla özdeşleştirilmiş niyeyse :) Bana güneşli ve ılık havayı, hafif giyecekleri çağrıştırır. Sonbahar daha çok yağmur demektir bence. Neyse :))


Geometrik şekil eşleştirme kartları. http://www.childcareland.com/ adresinden.



Gene şekil eşleştirmeye yönelik oyun kartları. Kuşlar ve yuvalarının üzerindeki şekiller eşleştiriliyor. http://www.childcareland.com/ adresinden.


Bu da boyut sıralama oyunu. Yaprak şeklinde hazırlanan kartlar büyükten küçüğe sıralanır. Yine http://www.childcareland.com/ adresinden.



Bu kartları da hayvan aileleri oluşturma oyunu için hazırlamıştım. Anne, baba, bebek biraraya gelir, işte size aile :)) http://www.montessoriforeveryone.com/ adresinden.




Yapbozlara bayılıyorum, her türlüsüne :) Bu da yılbaşı ağacı yapbozu. 2, 4, 6 ve 8 parça olarak hazırlanıyor. http://www.childcareland.com/ adresinden.



Elma ağacı ve elmalar, sayılarla çalışmak için çok eğlenceli bir oyun. Elma ağacının üzerindeki sayı kadar elmayı, ağacın yanındaki boşluğa yerleştiriyorsun. http://www.childcareland.com/ adresinden.



Bu güzel boyut sıralama oyununu nereden indirdiğimi hatırlayamadım maalesef :( Nesnelerin yer aldığı kartlar, taban olarak hazırlanan kartların üzerine büyükten küçüğe sıralanır. Ama adres neydi?




İyi ki Doğdun Aşkım!


Kızım çok şanslı bir çocuk, ben de çok şanslı bir kadınım, iyi ki doğdun aşkım! Ömrün boyunca güzel şeyler yaşa... Tabi bizimle beraber :)))

13 Kasım 2009 Cuma

Montessori Etkinlikleri / Koku Duyusuna Yönelik Alıştırma / Koku Tüpleri

Koku şişeleri eşleştirme çalışması için gerekenler:

· 6’şar adet 2 takım tüp/biz cam baharatlıkları kullandık.
· 6’şar adet 2 takım renkli çıkartma/hata kontrolü için.
· 6 adet farklı ve belirgin kokusu olan esans.
· Pamuk

Evde renkli çıkartma kalmadığı için biz kendimiz hazırladık çıkartmalarımızı. Renklerini Ekin seçti ve keçeli kalemleriyle boyadı. Küçük daireler halinde kestik ve baharatlıklarımızın altına yapıştırdık.


Daha önce aktardan aldığımız 6 adet esansı pamuklara damlatıp cam baharatlıklarımızın içine yerleştirdik. Biz lavanta, kekik, portakal, yasemin, okaliptüs ve karanfil esanslarını seçtik, hem yoğun hem belirgin kokuları olduğu için.


Ekin’e iki grup halinde sundum şişeleri. Sistematik bir şekilde bir gruptaki şişeleri tek tek koklayarak, kokuların eşlerini diğer gruptaki şişeler arasından bulmaya çalıştı. Emin olduğunda şişelerin altındaki etiketlere bakarak kontrol etti. Bildiği kokuları adıyla söyledi. Hepsini buldu ve çok sevindi. Çalışmayı bir kez daha tekrar ettik, düşündüğümden daha çok eğlendik. Ekin "Montessori etkinliği yapalım anne" diye benden talep ediyor, etkinlikleri ciddiye alıyor ve yaparken mutlu oluyor, hatta neşeli bir halde yapıyor diyebilirim. Bunları bebekleri daha küçük olan annelere fikir versin diye yazıyorum... :))))




Emel Çakıroğlu Wilbrandt'ın "Maria Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi Sanatı" kitabında koku algısına yönelik alıştırmalar bölümünde iki alıştırma yer alıyor:

1. Koku Tüpleri (Baharat Kokuları)
2.Koku Tüpleri - Geliştirilmiş Materyaller (Meyve, Çiçek Kokuları)

Bizim yaptığımız alıştırma ikincisi sayılır, ama biz tüp sayısını artırdık ve kokularımızı çeşitlendirdik :)


11 Kasım 2009 Çarşamba

Bir Güne Üç Sergi

Pazartesi günü Helen Doron Erken İngilizce'deki dersimizden çıktıktan sonra, her pazartesi ve çarşamba yaptığımız gibi ofise, Ekin'in babasının yanına uğradık. Beraberce yemek yedik, hatta Ekin babasını kucağına oturarak yedi, bayılıyor böyle yemeğe :) Sonra da babayı ofiste yapılacak işlerle başbaşa bırakıp planladığımız gibi Resim ve Heykel Müzesi'ne gittik. Ebrİzmir Ebru Resimler Sergisi'ni gezdik.





Daha önce Ekin’le ebru sanatını anlatan bir kısa belgesel izlemiştik. Şimdi de eserleri gördük. Ekin sanata meraklı bir çocuk, her bir resmi inceledi, coşkuyla bana gösterdi. Sergiyle ilgili izlenimlerimizi deftere yazdık. Müze boştu, koşturup durdu çılgın kızım :) Müze girişinde heykellere baktık, dışarı çıktık. Ama Ekin beni çekiştirerek tekrar içeri soktu :) Giriş katında başka bir sergi vardı Celal Bayar’ın yaşamıyla ilgili. Orayı da gezmek istediğini söyledi ama daha çok mekan ilgisini çekti Ekin’in. Zaten sergi olarak yazılı dökümanları duvara asmışlar, benim bile ilgimi çekmedi :P

Bir piyano vardı, serginin bir parçası değildi ama çok hoşumuza gitti Ekin'le...

Resim ve Heykel Müzesi'nden çıkınca, AKM'deki sergiye gittik.


Atatürk Kültür Merkezi’ndeki serginin adı Atatürk’e Saygı-Cumhuriyet Aydınlanması Işığı’nda Eğitim /1923-1938 . Çok güzel fotoğraflar seçilmiş sergi için, Atatürk'ün çok etkileyici ve farklı hallerini yansıtan, Atatürk'ün okullarda öğrencilerin eğitimiyle birebir nasıl ilgilendiğini görüntüleyen fotoğraflar...


Ekin Atatürk'ün fotoğraflarına bakmaktan çok hoşlandı. Her fotoğrafı tek tek yorumladı, Atatürk’ün her ifadesini inceledi. En çok değişik kostümlü fotoğraflarını ve gülümseyen hallerini sevdi.

Atatürk’ün okullarda, sınıflarda öğrencilerle çekilmiş fotoğrafları da vardı sergide, onlar kolaj gibi hazırlanmış. İzmir’deki okulları ziyaretinde çekilmiş fotoğraflar. Fotoğraflardaki mekanlar, öğrenciler, kıyafetler, her şey günümüzden çok farklı görünüyor ve tabi siyah beyaz ya da sepya. Oldukça ilgisini çekti Ekin’in. Onun bu kadar ilgiyle sergi gezmesi de büyüklerin ilgisini çekti tabi...Bu sergiyi iki tur gezdi, hatta ikinci turda yanında durmamı istemedi, tek başına baktı fotoğraflara.


Sonra mekanın ortasında, izin alarak, koşma ve zıplama oyunu oynadı :) Çıkarken “ Eee, şimdi hangi sergiye gidiyoruz” diye sordu. Aynı günde üç sergiyi ikişer kez gezdiği için dönüş yolunda yorgunluktan bayılarak uyudu...:)))