(Ekin ve biz’in aktörlerinden biri olarak, annenin bilgisayarını zaptedip, çoğunlukla onun yazdığı bloga korsan yazıyorum. Aşkım izninle)
Kızım,
Zaman zaman senle konuşmak istiyorum ya hani?
Hani sen de hep kaçıyorsun, hep bir oyunun veya bir işin oluyor çok önemsediğin?
Bu sefer kaçma e mi?
Ya da kaç ama, yıllar sonra -okuma yazma öğrenince- anlamaya çalışarak bu yazıyı mutlaka oku.
Çünkü bu yazı kuşlar, arabalar, çamur, tasavvuf, erdemler, vb gibi konular hakkında...
En çok da senden istediklerim hakkında…
Evet, çok zor bir araya gelebilir bu konular. Yine de okumanda fayda var;
Bak babacığım,
Kuşlar kendi içlerinde çok güzel yaratıklardır. Uçarlar, konarlar, öterler, vb. Buna kimse engel olamaz veya olmaz normal koşullarda. Kuşların beyni ile ilgili söylenenler de çoğu zaman yanılsamaya uğratır insanları. Çünkü çok güzel sesler çıkarabilirler. Veya karga çok zeki bir hayvandır mesela. Cevizi en iyi karganın diktiği söylenir ve onun gömdüğü ceviz yeşerirmiş çoğu zaman. Ama karga cevizi yeşersin diye değil, saklamak için gömermiş. Çok kurnaz olduğu da söylenir. Biraz da çirkindir. N’apalım o da öyle.
Babacığım, kuşların bir davranışı vardır bana çok değişik gelen. Çünkü kuşlar bazen uçarlarken havada hacet giderirler. Bazı insanlar bunu şans olarak niteler. Bana göre çok fazla şansla bağlantısı yok. Çünkü kuşun üzerine bıraktığı “pisliğin” şansla ne ilgisi olabilir. Veya arabanın üzerine de yapabilir bu kuşlar. Boyaya zarar verebilir eğer hemen yıkamazsan. Ama kuş bu, doğası gereği “pisleyecek” elbette. Hem de havada… Bazen otururken de yapabilir. Sakın şaşırma! Kuşlar böyledir de geç, üzerinde çok düşünme.
Aynı şekilde, yürürken yanından geçen bir araç sana çamur sıçratabilir. Bunu bilerek de yapabilirler, bilmeyerek de. Aslında çok da önemli değil. Annemiz bize her zaman yaptığı gibi, "önemli değil" diyerek, temiz kıyafetler verebilir. Çamurlar yıkanabilir. Araba da geçip gitmiştir zaten.
Babacığım, böyle kirler temizlenir. Temizlenmeyen kirler insanın içinde, ruhunda olanlardır. Onları temizlemek çok çok zordur. Çoğu zaman bir başkası yardımıyla bunları temizleyebilirsin. Doğru bir arkadaş, doğru bir sevgili, doğru bir ebeveyn, doğru bir eş bunları sağlayabilir. Mesela ben annenle tanıştıktan sonra çok arınmışımdır habis duygularımdan. Hem de sadece ona bakarak ve izleyerek yaptım bunu. Çok güzeldi bunun farkına varmak. O bana içimdeki güzellikleri bulmamda yardımcı oldu. Hesse’nin romanlarından çıkmışım gibi hissederdim. İnşallah ben de ona olumlu etkiler yapabilmişimdir.
Şimdilik bilmiyorsun ama “Fihimafihi” diye bir eser var. Mevlana’nın (-ki onu da henüz bilmiyorsun) çeşitli ortamlarda yaptığı sohbetlerin yazılı olduğu bir kitap. Ben çok severim bu kitabı. (Hatta alan adını bile aldım-fihimafih.com-, ileride belki bir şeyler paylaşırım oradan insanlarla) Anlamı “içindeki içindedir” gibi bir şey. Biraz Mevlana okumak lazım anlamak için. Ama eminim okursan bir gün beğenirsin.
Mevlana, Mesnevisi'nde dört tür kuştan bahseder. Bu dört kuş; hırsı temsil eden kaz, makam ve mevkii temsil eden tavus, şehveti temsil eden horoz ve bitmek tükenmek bilmeyen arzuları temsil eden kargadır. Bu hayvanlarla ilgili hikayeler anlatır kitaplarında Mevlana. Fakat kargadan çok iyi bahsetmez hikayelerinde. Çevremizde de birçok olay olur. Bunları iyiler de yapabilir, kötüler de. Türlü türlü insan vardır, her biri farklı davranan. Sen iyilerden ol babam.
Ne mi demek istiyorum babacığım; yaşamda birçok olayla karşı karşıya kalabilirsin. Birçoğu aslında çok kolay çözülebilecekken, insanlar bunları karmaşıklaştırır. Hatta karmaşıklığı bırak, bilerek karıştırır insanlar. Bunların temelinde hep insanların ihtirasları vardır. Kendilerini aşan ihtiraslar. Başkalarının alanlarına giren ve başkalarına zarar veren davranışları vardır. Bunları yapanlarla hiç karşılaşma. Sen bunları yapanlardan olma. Çünkü bu davranışlar en çok sana zarar verir benim güzel kızım.
Son olarak bebeğim, senden istediklerim var, lütfen bunları hep hatırla;
• Önce zararlı olma,
• Yalan söyleme,
• Olduğundan farklı görünme,
• Eğer bir şeye ulaşamıyorsan kötüleme,
• Çevrende hep iyi insanlar olmasına gayret et,
• Çevreni iyileştirebiliyorsan bunu dene,
• Kimseye kötü sözler söyleme,
• Aileni hep sev ve aile bağına önem ver,
• Kötü insanlar sana bir şey söyleyebilir, bu onu bağlar, üzülme!
Ve son olarak aklından çıkarma, Mevlana der ki;
“Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar”
(ama bu bülbüle asla zarar vermez)
Baban…