21 Eylül 2010 Salı

Montessori Materyalleriyle Çalışmalar / Pembe Kule (Pink Tower)

Bu yazım, mayıs ayında kahverengi basamaklarla ilgili hazırladığım yazının devamı niteliğinde.

Montessori duyu materyallerinden pembe kule / pink tower, çok basit gibi görünen ama çocuğa çok önemli şeyler öğreten bir materyal.

Çalışma için önce çocuğa teklif yapılır. Her bir küp tek tek bulunduğu yerden alınır, ağırlığı hissedebilmek için iki elle çalışma halısına taşınır (her defasına tek bir küp taşınmalı). Küpler karışık şekilde çalışma halısına konulur. Önce beraberce küpler hakkında konuşarak (büyük/küçük/daha büyük/daha küçük gibi) dizilim yapılabilir. Küplerin boyutu 1'er cm artarak büyüdüğü için, küplerin birbirlerinin köşeleri üzerine konulduğu çalışmada hata kontrolü en küçük küple yapılır. Yetişkinin müdahalesi olmadan çocuğun kendi hatasını farkedebilme özelliği, diğer Montessori materyalleri gibi pembe kulede de bulunur. Şu yazıda pembe kulenin nasıl taşınacağı ve pembe kulelerle nasıl çalışılacağı çok güzel anlatılmış.

Buradaki fotoğrafları Ekin'le aylar öncesinde yaptığımız bir çalışmadan kullandım...








60 farklı genişletilmiş çalışmanın bulunduğu Almanca bir kaynak almıştım İzmir'deki Montessori seminerinde, oradan birkaç çalışma...








Aşağıdaki çalışmayı ben yaptım :) Dengede tutmak hiç kolay değildi ama çok eğlendim. Küplerle oynamak çocuklar kadar büyüklerin de hoşuna gidebilir, değil mi?


16 Eylül 2010 Perşembe

Yazın Son Tatili

Bu bayramı çekirdek aile olarak geçirmek istedik. Arefe günü birkaç ziyaretten sonra vurduk kendimizi yollara. Yola çıktığımızda nereye gideceğimizi bile düşünmemiştik :) Böyle tatilleri daha çok seviyoruz, doğaçlama :)) Balayımız bile böyle geçmişti, kuzeye doğru gitmiştik, sonbahardı, harika yerler görmüştük, canımız nerde isterse orada kalmıştık. Bu kısa bayram tatilinde de böyle oldu. Mordoğan ve Karaburun'daydık. Hava da çok güzeldi, bol bol yüzüp dinlenme fırsatı bulduk.

Haydi plaja!


Bu tatilde Ekin'e bol bol arkadaş edinme fırsatı doğdu. Zaten gittiğimiz herhangi bir yerde arkadaş yoksa (yaşı büyükler tercih sebebi :P) biraz keyfi kaçıyor.






Babayla sokaklarda keşif...


Kaldığımız yeri tercih etmek zorunda kalışımızın sebebi aşağıdaki fotoğraf! Ekin daha adımımızı atar atmaz Irmak'la tanışıp oynamaya başladığı için başka alternatifimiz olamazdı zaten :))


Ha, bir de Köpük'ümüz vardı.

Güzel minik koylar keşfettik daha önce gitmediğimiz...


Babamın t-shirt'üyle çok eğlendim :)




Bir-iki-üç! Kollar havaya!





Yamaca güzelce yerleşmiş, "ben buradayım!" diye bağırmayan yapılar. Doğaya uyumlu, doğaya saygılı...


Severiz kapıları ;)


Yine bir plaj, yeni arkadaşlar, hummalı bir çalışma... Hep beraber kumlarla oynuyorlar...


Ağaçların altında gel keyfim gel (değil mi aşkım?) ;)



Mavi bayraklı plajda meditasyon :)) E, bu da bir nevi trans hali, Ekin kitaplarına dalmış...



Trans bitti, kudurma vakti!




Canım İzmir'im, her güzelliğe ne kadar yakınız...











Akşam İskele'de yürüyüş...


Balıkçılar...


Gece harika bir yemek yedik ve yine Ekin'in yeni arkadaşları oldu. Bu mini tatilde hep 5-6-7 -8 yaşlarında arkadaşlar edindi. Onlarla çok güzel oynadı (ilk gün biraz arıza çıkarsa da :P). Artık büyüyor ve oynarken benim yanına gitmemi bile istemiyor. Bir de arkadaşlarıyla konuşmamı istemiyor, oyunlarını böldüğümü düşünüyor olmalı :))


Birazdan balıkları böyle yiyeceğim!


Güzel bir tatildi, beraberdik, keyifliydik. Küçük kaçamaklar ilaç gibi geliyor insana. Eskiden daha sık yapardık, işler güçler derken biraz azalttık. Hayat güzel, gelsin doğaçlama tatiller :)))


Not-1. Şimdi gündemimizde Ekin'in 4. yaşı için yapacağımız doğumgünü partisi var. Geçen seneki çok eğlenceliydi, bu sene de böyle olur umarım.


Not-2. Nurturia kullanıcısı sevgili "keremseda", bana gönderdiğin nazik mesajı aldım, fakat cevap yazamıyorum artık. Sana buradan teşekkür etmek istedim: Çok iyiyim, herşey yolunda :)


Not-3. Bu aralar kış etkinliklerimizi de planlamaya çalışıyorum. Ekin İngilizce'ye devam edecek (neresi olacağına karar vermeliyim), jimnastik de aynı şekilde. Yeni bir şeyler daha var eklemek istediğim, belli olunca yazacağım :) Sanırım yine kreş olmayacak. Ne kadar geç, o kadar iyi bana kalırsa :)


Not-4. Planlarım çok, enerjim az. Kendimi kilo alma kampına almaya karar verdim. 49,5 - 50,5 arasında geziniyorum. En az 5 kilo hedefliyorum. Hadi bakalım. Önüme ne çıkarsa yiyeceğim :)))

7 Eylül 2010 Salı

Maskeler...

Uzun süredir devam ettiğimiz atölye çalışmalarında birçok maske ve el kuklası yaptık. Ara sıra makinemle gittiğimde çalışmaları fotoğraflamaya çalışıyorum. İşte yaptığımız birkaç eğlenceli maske...


Ördek maskesi
Bu maskeyi yaparken Ekin korsan yayın yapıp, artan malzemelerle kendi özgün maskesini yaptı :)



Atölye çalışmasından bir görüntü...


Tüm çizme, yapıştırma işleri Ekin'e ait. Kesmesi zor malzemeler için anne yardım ediyor. Büyük abi ablaların yanında daha küçük çocukların minik elleriyle çalıştıklarını görmek çok hoş oluyor :)


İşte ördek kız :P


Palyaço maskesi

Kalıp üzerinden kartona çizim...



Palyaçonun saçları için kurdele geçirip bağlama...


Ve minik palyaço!


Balık maskesi


Anne yardım ederken :)


Kumaş üzerine kartonları yapıştırırken bana ihtiyacı olmadığı için "Sen git anne, ben yapıştırken karşıda durabilirsin" demişti :)

Tüm parçaları silikonla yapıştırması için Suat abisini beklerken...


Ve şirin bir balık :)


Sadece maskeler değil, harika el kuklaları da yapıyoruz bu atölyelerde. En güzel tarafı tüm malzeme ve renk seçimlerinin çocuklara bırakılması ve çocukların kendileri yapmaları için desteklenmeleri. Elbette her şeyi çocukları için yapmaya çalışan anne-babalar da oluyor :)

Koca bir sepet dolusu kuklamız ve maskemiz oldu :) İpler Gölgeler Kukla Tiyatrosu'nun sevecen ekibine teşekkür ederiz :)

İpler Gölgeler Kukla Tiyatrosu'nun facebook sayfasına tıklayıp, atölye çalışmaları ve kukla gösterileri albümlerine bakabilirsiniz. Bizim de fotoğraflarımız var orada :) Özellikle de komik uzaylı fotoğraflarımıza bayılıyorum ben :))