27 Ekim 2010 Çarşamba

Ev Yapımı Oyun Hamuru

Geçen gün Montessori eğitimi yahoo grubumuzda oyun hamuru konusu geçince, uzun zamandır kullandığım bir tarifi yazdım. Sonradan bana ayrıca soran çok olunca buraya da yazayım diye düşündüm. Hazır hamur kullanmayan, kendi hamurunu kendi yapan biri olarak bize en çok getirilen hediyenin hazır oyun hamuru olduğunu söylesem şaşırır mısınız? Ben şaşırıyorum doğrusu! :))))



Tarifi şuradan kaydetmiştim: http://atasofrasi.blogspot.com/2007/09/oyun-hamuru.html . Oradaki tarif aynen şöyle:

"MALZEMELER:

1 su bardağı un
1/2 su bardağı tuz
1 su bardağı su
1,5 yemek kaşığı sıvıyağ
1 yemek kaşığı krem tartar
İstediğiniz renk gıda boyası

YAPILIŞI:

Bütün malzemeleri iyice karıştırıp teflon bir kabın içine koyun. Ocağı çok kısık açarak üzerine koyun ve hızlı hızlı karıştırarak pişirin. Tencereye yapışmaması ve topaklanmaması gerekiyor.Kaşığa yapışmayacak hale gelene kadar pişirin. Soğuyunca hamurunuz oynamaya hazırdır.
"


Harika kıvamda oyun hamuru elde ediyorsunuz bu tarifle. Ayrıca kızımın herşeyin dışarıdan alınmayacağını, birçok şeyi evde de rahatlıkla yapabileceğimizi bilmesi açısından da önemli bence evde hamur hazırlamak. Tıpkı kendi ekmeğimizi, yoğurdumuzu, pizzamızı, kurabiyemizi, pastamızı, bisküvimizi, meyveli sütümüzü vs. evde yapıp dışarıdan almadığımız gibi...

Ekin, temmuz ayında yaptığımız ev yapımı hamurumuzla hala oynuyor, çok da dayanıklı. Kapalı hediye oyun hamuru kaplarında :))) saklıyoruz ve çok uzun süre dayanıyor.

Ekin'in yazın yaptıklarından birkaç örnek:

Ekmek (bizim evdeki ekmeklerin formu böyle olmuyor ama, fırından alınan ekmek diyelim :P)


İnsan yüzü (buna bayılmıştım ben!)


Bu neydi yahu? Pastaydı sanırım, hatırlayamadım şimdi :)



"Oyun hamurunun üzerine elimizdeki herşeyi bastıralım" oyunu :P



23 Ekim 2010 Cumartesi

Tabak Boyama


Baba-kız doğaçlama sanat günlerinden biri :)) Ekin'in yatmasına yakın bir saatte, odasından kapıp getirdiği kağıt tabaklar, suluboya ve fırçalarla kendiliğinden gelişen sanat çalışması...



Çalışma tamamlanınca annenin her zaman yaptığını kızı yapmak istedi. Çalışmalara isim ve tarih yazdı :) Kendi tabağına E harfini (ters olarak), babasının tabağına da A harfini yazdı, üzerine de o günün tarihini attı (tabi kendince). Bu arada harf çalışması falan yaptığımız yok (el yazısı muhabbetinden dolayı harf işine girmekten çekiniyorum) kendi kendine öğrenmiş sanırım. A ve E'yi bize hiç sormadan yazmasına biraz şaşırdım doğrusu! Ama son aylarda Ekin'de müthiş bir harflere merak başladı. Montessori eğitiminde 4 yaş okuma-yazma çalışmaları için uygun bir yaştır, nedeni ortada :)




İşte sonuç ürünler :)


Aşağıda da Ekin'in daha önce yaptığı tabak boyamalar var, bu kez sıcak renkler kullanarak yaptığı...



21 Ekim 2010 Perşembe

Bir Evi Tasarlamak ve Yapmak

Harika bir mimar olduğu kadar, harika bir baba da olan sevgili eşim, harika bir kitapla çıkageldi geçen gün :) YEM Yayınlarından, Eylül 2010 basımlı, "Çocuklar İçin Şantiye Günlüğü / Bir Evi Tasarlamak ve Yapmak" adında heyecan verici bir kitap, gördüğümde Ekin'den önce bende okuma isteği uyandıran :)))


Kitap Tim adında bir çocuğun ailesine, mimar olan amcasının bir ev tasarlamasını ve evin yapılış aşamalarını anlatıyor. Evin nasıl tasarlandığından (projeler, maketler, etüdler) başlayıp, şantiyenin kurulması, yıkım ve temelden itibaren binanın tamamlanmasına kadar şantiyede neler yapıldığını aşama aşama anlatan ve bu anlatımı harika çizimler ve detaylarla destekleyen bu kitaba ben bayıldım! Neden acaba :)))

Her sayfanın solunda yazılar, sağında şaniyenin anlatılan aşamasının çizimleri yer alıyor. Soldaki sayfa tekrar açılıyor ve iç sayfada konuyla ilgili detaylar, çocuklar için çeşitli oyunlar yer alıyor.





Mimarın neler yaptığını, bir evi tasarlayıp yapmanın nasıl olduğunu çocuklara anlatmak için çok yararlı ve güzel bir kitap bu. Hatta benim tavsiyem yetişkinlerin de bu kitabı okuması :)) Ne de olsa ülkemizde hala bir mimar ne yapar sorusunu yanıtlayamayan yetişkin sayısı oldukça fazla... Hele "mimarım" dediğimde "iç mi dış mı" diye soranlara söyleyecek bir sözüm yok (aslında söyleyeceğim çok şey var da...) Onlara bu kitabı okuyup özet çıkarma cezası veriyorum :P

4 senedir kendi isteğiyle mimarlıktan uzak kalmış bir mimar-anne olarak çizimleri okşayarak sevdiğimi söylersem gülmeyin bana :)) Ama öyle güzel çizimler ve detaylar var ki...

İlk fikirler...


Maket...


İç ve dış görünüşler (bakınız hepsi bir arada değerlendiriliyor!)

Planlar...


Şimdi Ekin'le paylaşmaya geldi sıra :) Ofisteki mimarlık kitaplarımıza (özellikle Gaudi) bayılan, geçen sene kendi dolap projesini çizen, herkese "ben hem mimar, hem ressam olacağım" diye ilan eden kızımla bu kitabı incelemek çok keyifli olacak :)))

Önemli Not: Bu konuyla ilgili, "How A House is Built" başlıklı yazıda çok güzel çalışmalar yapılmış çocuklarla. Bir göz atmanızı öneririm :)

19 Ekim 2010 Salı

Yırt - Yapıştır Etkinliği

Çeşitli etkinliklerin yer aldığı 4-5 yaş için kesme yapıştırma kitabımızdan bir örnek. Kağıt parçalayıp yapıştırma, bir çeşit kağıt mozaik çalışması ile meyve sepeti oluşturduk. Sıkıldıkça her gün bir çalışma yapıyoruz.


Mor, sarı, turuncu ve kırmızı renkli el işi kağıtlarıyla meyveleri, evdeki kırpık yeşil kağıtlarla da meyve tabağını kapladık :)


İşte Ekin'in yırt-yapıştır tekniğiyle yaptığı meyve sepetimiz...

18 Ekim 2010 Pazartesi

Ekin'in İlk Piyano Dersi

Aslında aklımda piyano falan yoktu. Ekin'e müzikli oyun grubu gibi birşeyler arıyordum. Hemen yakınımızdaki bir müzik merkezine uğradım sormak için. Grup olarak bir programları olmadığını, fakat bir enstrümanla başlayabileceğini söylediler. Ekin'i piyano başına aldılar, çok ilgilendi. Eğitmenin de küçük yaş grubuyla çalışmaya alışık olduğunu söylediler. "Bir düşünelim" dedim.

Bu düşünme sırasında Ekin sık sık piyano dersine ne zaman başlayacağımızı sordu. Herkese piyano çalmayı öğreneceğini anlattı :)) "Sanırız ilgi duyuyor", dedik ve cumartesi ilk dersimize gittik.

Piyano başında Ekin ve Ezgi öğretmeni :)




Ezgi öğretmenin yaklaşımı çok güzeldi, küçük bir kızla nasıl konuşacağını, tuşları, vuruşları nasıl anlatacağını çok iyi biliyordu. Ekin de müthiş dikkatle dinledi ve tekrar etti. En önemlisi zorlamadan sıkmadan piyanoyu sevmesiydi.


Minik parmaklarıyla ilk olarak doğru basışı ve do sesi çıkarmayı öğrendi :))



Ellerimizi çırpmaya alkış denir Ekin'ciğim, ama piyano dilinde vuruş deniyormuş :)))




Eve piyano alma hayalim gerçek olacak galiba :)) Ekin severse ve devam ederse (kesinlikle zorlamayacağız) yeni evimizde bir piyano odası oluştururuz diye hayaller kurmaya başladım bile. İçimden ama :)))


Yaşasın müzik!

15 Ekim 2010 Cuma

Mandaldan Roketler

Yine Ekin'in uydurduğu bir oyun :)

Geçen haftalarda mandallarla oynarken kendi ahşap mandallarını bırakıp renkli mandalları istedi. "Ne yapacaksın?" diye sordum. "Süpriz!" dedi.



Odasına bir süre için girmemi istemedi süprizi bozulmasın diye. Sonuçta annesi için yaptığı rengarenk roketler çıktı ortaya, tabi süpriz olarak :))


13 Ekim 2010 Çarşamba

Ekin'in 4 Yaş Partisi

Öncesinde organizasyon ve hazırlıklar, sonrasında yorgunluk, babaannenin bizi ziyareti, jimnastik, yapılması gereken alışverişler gibi işler nedeniyle sonunda Ekin'in doğumgünü partisinden fotoğrafları yayınlayabiliyorum...

Evden çıkmadan önce...





Parti için temamızı Ekin'in isteğiyle "tavşan" olarak belirledik. Tavşan şeklinde pasta, tavşan şeklinde balonlar ve her renkte tavşan kulakları :)


Evde kendi pişirdiğim yiyecekler... Partimiz için lezzetli ikramlar hazırlamaya çalıştım (arka sıradaki mini toplar, sevgili Işıl'ın gönlünden kopup bu masaya geldiler :))) ). Minik misafirlerimizin, özellikle Eren'imizin :) ilgisine bakılırsa lezzetli olduklarına şüphe yok :))



Aynı anda hepimizin oturamadığı masamız. Malum, çocuğu olanlar pek oturamadılar :)))



Palyaço ablamız...


Yüzü boyanan doğumgünü çocuğu...


Ekin, pek sevdiği Derin ablasıyla...



Parti güzellerimizden bazıları...





Bu yakışıklı da en minik misafirimizdi, bebek Asım :)


Pasta zamanı !...




Annesinin kuzusu...



Parti yorgunu :))





Bunlar da Ekin'in 4 yaş partisine katılan küçük dostlarımıza hazırladığımız hediyeler. "Ekin'in hediye defteri" ve neşeli çıngıraklar :)


Partimize katılan tüm ailemize, dostlarımıza ve küçük arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Birlikte kızımızın yeni yaşını kutlamaktan mutluluk duyduk. Hep beraber nice sağlıklı yaşlara... (facebook'tan güzel dilek ve yorumlarını ileten dostlarımıza da ayrıca teşekkürü borç biliriz :)) )

Sonradan eklenen önemli not: Her aşamada planlama ve uygulamada destek olan, çocuklara verilecek hediyeleri tasarlayıp organize eden, Ekin'e cici bir elbise bulamayınca hemen devreye girip her zamanki zevkli seçimiyle olayı çözen sevgili eşime de çok teşekkür ederim. İşinin gücünün arasında "nerden çıktı şimdi bu?" demeden koşuşturup durdu, her zaman olduğu gibi isteklerimizi önemsedi. Sen birtanesin!