29 Ocak 2011 Cumartesi

Aşk Çeşme'sinde Bir Dilek Ödülü :))



Hiçbir şey yapmadan, sadece bir blogu izleyerek çok ilginç bir ödül kazandım :)


Sevgili Mehtap, seyyar dünyam adlı blogunda (adının neden seyyar dünyam olduğunu şu yazısında çok güzel anlatmış) bir yılbaşı çekilişi yapacağını duyurmuştu. Bu soğuk günün akşamı oturmuş google reader'dan bloglara bakınırken, son yazısında adımı gördüm! Aaa, ben çekilişi kazanmak için hiçbir şey yapmamıştım ki diye düşündüm ilk önce :))) Sadece izleyici olmak da yeterliymiş kazanmak için, daha önce yazmış ama ben dikkat etmemişim.


Neyse, sonuçta diğer iki kişiyle birlikte ne kazandım biliyor musunuz? Mehtap, benim dileğimi yazıp Roma'da Aşk Çeşmesi'ne bozuk para atacak! Ne güzel :) Maddi bir şey kazansaydım bu kadar sevinmezdim. Bence çok hoş bir ödül bu :) Teşekkür ederim Mehtap...


Ne dilesem acaba?


:)))


(Not: Görsel wikipedia'dan)

27 Ocak 2011 Perşembe

Küçük Ressam Yine İş Başında :)

Bir görünüp bir kayboluyorum bu aralar :) Ama her şey yolunda! Ekin okula devam ediyor, oldukça keyifli. Okulundan da Ekin'le ilgili çok güzel şeyler söylediler. "Çok uyumlu, kendini çok güzel ifade edebilen bir çocuk" dedi psikolog İpek ablası :) "Ekin'i ne kadar güzel yetiştirmişsiniz" diyerek koltuklarımızın kabarmasına neden oldu :))) (Aslında bunları buraya yazmayacaktım, utanırım böyle şeylerden bahsetmekten, ciddi anlamda... Ama yine de paylaşmak istedim.) Ne kadar pay bizim bilemem ama, kızımız bizi ve en önemlisi kendisini her zaman gururlandırır umarım :)

Ben de yavaş yavaş alışıyorum :) Yorumlarıyla, mailleriyle ya da telefonla arayarak destek olan arkadaşlarım, hepinize çok teşekkür ederim :)

Asıl konumuz, epeydir Ekin'in resimlerine yer vermediğimi fark ettim. Küçük ressamım aslında sürekli üretim halinde :)

Kendi seçtiği renklerde akrilik boyaları ve kendi seçtiği boyutlarda fırçalarıyla, geçti kağıdın karşısına...







Resmin bitmiş hali (akşam flaşlı çekim)


Resmin bitmiş hali (gündüz flaşsız çekim)


Aslında, kendini ifade etmesinde bir araç olarak düşündüğümüz resim çalışmalarını Ekin'in bu kadar benimsemiş olması ve üretimleri beklentimizi çok aştı. Burada çoğunu yayınlamıyorum ama oldukça fazla sayıda resim yapıyor Ekin. Doğru söylemek gerekirse dış gözlerden de çok olumlu eleştiriler alıyoruz. Umarım hep istediğimiz, en az bir alanda plastik ve görsel sanatlar ilgisi, bir müzik enstrümanı kullanma ilgisi ve devamlı yapmaktan keyif alacağı spor alanı ilgisi için ona uygun zemini hazırlayabiliriz.

18 Ocak 2011 Salı

Yepyeni Bir Başlangıç

Bugün yepyeni duygular içindeyim. Ben de, eşim de ve tabi kızımız da... Hepimiz için yeni duygular, hepimiz için yeni bir başlangıç...


Ekin bugün okullu oldu! Her gün 13.00-18.00 arası okulda olacak. Yeni arkadaşlarıyla yeni bir ortamda... Çok heyecanlı, çok hazır. Bir süredir devam eden arayışımızı sonuçlandırdık. Şimdilik birçok konuda aklımıza yatan, fikirlerimizin uyuştuğu bir kurum bulduk. Eğitim danışmanı, psikologu ve kurumun sahibiyle aklımıza gelen ya da aklımıza takılan her şeyi konuştuk. Epey uzun saatler sohbet ettik. Ve bu hazırlık sürecinde Ekin'le de konuştuk. Çok daha öncesinden hazırlamaya başlamıştık zaten onu. Sanırım süreçte doğru davranmışız ve Ekin de kendini hazır hissetmiş. (psikolog da Ekin'in gelişinden ve davranışlarından hazır olduğunu onayladı) Bugün saat 15.00 itibariyle ben evdeyim, Ekin okulunda :) Şimdilik o da mutlu, biz de... Zaman ne gösterir bilemem. Ama olumlu duygular içindeyiz, hepimiz. Sadece biraz burukluk hissediyorum. Kızımla her anımızı beraber geçirdik şimdiye kadar. 4 yıl, 3 ay, 2 hafta, 2 gün boyunca. Artık günün 5-6 saati ayrıyız. Çok mutlu, biliyorum, ve mutluluğu devam etsin istiyorum. O benden daha çabuk alışacak, bundan eminim :) Evet, biraz ağlıyorum :) Evde düzenlenecek bir sürü şey var, onları yaparım diyorum. Biraz kendime vakit ayırırım diyorum. Ama ne yapsam bir süre daha burukluk hissedeceğim sanırım...



Bizim için yeni bir aşama. Ben de zamanla alışacağım, şimdiki duygularım böyle. Bir anne olarak hem çok mutluyum, hem biraz da olsa hüzünlüyüm. Kızımız büyüyor, bunu okulunda daha da çok farkettim. Okul hayatı bir şekilde başladı. Artık bebek değil, artık bütün gün benimle de değil. Hayatının her anında yanında olmayacağım bundan sonra. Bu önemli bir aşama. Ve heyecanlı. Ve yeni. Ve tuhaf :)

Ev boş. Akşama kızımın sesiyle çınlayacak. Akşam olana kadar bugün ne yapacağımı bilemeyeceğim herhalde. Neyse, alışacağım. Bunlar ilk günün saçmalamaları olarak tarihe geçsin :)))


Okulun ilk günü kızlarından daha heyecanlı olan anne-baba, "bir an önce fotoğraf faslı bitse de sınıfıma gitsem" diyen okullu kız :))

Not: Yazımı bitirdikten sonra okudum, hissettiklerimi yansıtmanın yanından bile geçmemiş :) Neyse, dedim ya, ilk gün hissiyatı saçmalamaları olsun bu da... N'apalım...

12 Ocak 2011 Çarşamba

Oyuncak Müzesi

2010 yılının son haftasında Oyuncak Müzesi'ni gezdik. Sonunda :) Çünkü ne zaman gitmeyi planlasak bir şeyler çıktı ve gidememiştik. Ekin çok istiyordu. Gittik, Ekin'in heyecanlı sesiyle müzeyi çınlattık (bu heyecanlı yönü bana mı çekmiş acaba?) :)))

Müze girişindeki "canlı heykel"...


Müzenin zemin katındaki sergileme bölümleri.


Ve evler... Bir sürü oyuncak ev gördük.

Ekin dikkatle evleri inceliyor ve bana detaylı sorular soruyor :)


Örneğin; "Bu evin merdivenleri yok anne, üst kata nasıl çıkılacak merdivensiz?" Eğilip bakıyorum, evet merdiveni yok ama üst katta odalar var :))) "Sanırım yapmayı unutmuşlar anneciğim :)"

En sevdiğimiz bölüm, müzik aletleri olan bölüm... Ve elbette minik piyanoların başından uzun süre ayrılamadık :)


"Laterna Magica" : "Bu vitrinde sergilenen 1880 Almanya yapımı Laterna Magica adı verilen teneke kutu Lumiere Kardeşler'in 1895'te yarattığı ilk sinema makinesinin ilham perisi olmuştur."

Pamuk Prenses ve 7 cüceler :)

Müzenin üst katı...

Ve Ekin'in sevdiği bir bölüm daha ; arabalar!



Bir başka çok ilgilendiği bölümse uzay konseptli sergileme bölümüydü...


Hafta sonu gittiğimiz için çocuklar için planlanmış (sözde!) bir sürü etkinlik vardı yani ben öyle sanmıştım. Ama küçücük açık alanda birkaç ufak tefek oyun, pandomim gösterisi, yüz boyama gibi yetersiz ve ortamı gereksiz yere kalabalıklaştıran, kimin eğlendiği belli olmayan (çocuklardan çok, oyunları oynatan abla eğlendi, ama çocukların eğlenebildiğini hiç sanmıyorum :) ) bir karmaşa vardı. Her türlü ziyaretimizi hafta içi yapma kararımızın ne kadar isabetli olduğu bir kez daha ortaya çıktı :))) Hafta sonları her yerde karmaşa!

7 Ocak 2011 Cuma

Bir Blog Ödülü ve Görmek İstediğim Şehirler



Yılın son günü bloguma bir ödül geldi. Sevgili Leptir "your blog is fabulous" ödülünü göndermiş bana ve benimle birlikte birçok blogger arkadaşına. Teşekkür ederim Leptir :)

Ödülün tek bir kuralı var: Seyahat etmek istediğiniz üç yeri, nedenleriyle belirtmek.

Benim seyahat etmek istediğim çok yer var, ama mutlaka görmeliyim dediğim ve ilk anda sayabileceklerim şunlar:

1. Mardin: "Mardin, mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir." Bu şekilde tanımlanan kaç şehir biliyorsunuz? "Mardin farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergahında olup, ilde beş han ve bir kervansaray mevcuttur."

O zaman ne yapmalı, Mardin'i kesinlikle gezmeli :) Biz de öyle yapacağız, mart ayında Mardin'de olacağız :)))

Mardin / Taş Evler



2. Barselona : İlk ve öncelikli nedenim elbette Gaudi! Gaudi'nin eserlerinin dehasını görmeden ölmek istemem. Park Güell, Casa Mila, o güzel şarkıya konu olmuş, bitmeyen La Sagrada Familia :) Picasso da bir süre Barcelona'da yaşamış ve mavi dönem eserlerini bu dönemde yaratmış. Kesinlikle görmek istediğim bir şehir Barselona...


Barcelona / Casa Mila



3. Peru-Machu Picchu: Gizemli İnka şehri... Kuruluş amacı hala bilinmiyor. Machu Picchu, merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapılardan oluşuyor. Günümüze kadar sağlam kalmasının nedeni 1530'lu yıllardaki İspanyol işgali sırasında sık dağlar arasında kaldığı için bulunup istila edilememesi. Unesco Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu gizemli şehri görmek istiyorum :)

Sanırım seçtiğim 3 yer de mimari özellikleriyle beni etkiledikleri için listemdeler :)

Peru / Machu Picchu



Bu ödülü ve soruyu Sinem'e (sanatnotları), Gülay'a (uzaylı anne) ve Umur'a (Ada'nın annesi) gönderiyorum. Siz nereleri görmek isterdiniz?


Ekleme : Bilgiler ve fotoğraflar wikipedia'dan :)