30 Mart 2011 Çarşamba
..... Flaşşşş! ay em e fadırrrrr.... Korsan yazı (süreli yazı) yayından kaldırılması an meselesi.... (konsepte uymuyor çünkü yazı olarak)
25 Mart 2011 Cuma
Bir Blog Ödülü :)
Bu arada blogum bir ödül almış. Dünya tatlısı minik bir kız var, adı Yağmur. Annesi meslektaşım, Yağmur'un harika fotoğraflarını paylaşıyor birdamlacıkyağmur adlı blogunda. Adı bile güzel olan bir ödül vermiş blogumuza, okuması en keyifli blog ödülü :) Çok teşekkür ederim Damla, böyle bir ödül almak ne güzel :)
Benim severek takip ettiğim çok blog var. Ama okurken ayrı bir tat aldığım birkaç blog var, onlara vermek istiyorum bu ödülü: Syrakusa, içimdekidörtmevsim, sanatnotları ve içimdençağlayanlar, okuması en keyifli blog ödülünü size veriyorum kabul ederseniz :)
16 Mart 2011 Çarşamba
İzmir Kukla Günleri Ve Bir Oyun
Hafta sonu Ekin'in okuluyla birlikte İzmir Kukla Günleri kapsamında bir kukla gösterisine gittik. Okulla olmasa da gitmeyi planladığım bir oyundu, Bulgaristan'dan State Puppet Theatre grubunun Allegro Vivace adlı oyunu. Bence izlemesi çok eğlenceli bir kukla gösterisiydi. Ekin özellikle müziklerini çok sevdi. Çünkü çoğunlukla klasik müzik ezgileri kullanmışlardı.
Oyundan sonra kukla oynatıcılar, çocukları kuklara dokunmaları ve fotoğraf çektirmeleri için sahneye çağırdılar.
Bir ara fazla izdiham olunca Ekin pek hoşlanmadı bu kalabalık durumdan, o gece hastalandığı düşünülürse çok şaşırtıcı değil benim için o günkü keyifsizliği...
Ekin ve sınıf arkadaşı Zeynep. Zaten bizim bulunduğumuz tüm fotoğrafları (Ekin kucağımdan inmek istemeyince) Zeynep'in annesi çekti sağolsun.
Oyun sonrası ısrarla kucağımda kalmaya karar veren Ekin'ciğim, "anne tost istedi canım" deyince canıma minnet dedim ve kızıma Güzelyalı'da tost ve ayran ısmarladım. Gerçi sonlarına doğru gözleri kızarıp ateşi çıkmaya başlamıştı ama olsun. Kızım ister de ben yapmaz mıyım?
9 Mart 2011 Çarşamba
Anne-Kız Hallerimiz
7 Mart 2011 Pazartesi
Planetaryum
Fransız Kültür Merkezi'ne Bilim Haftası kapsamında düzenlenen çeşitli etkinliklerden biri de planetaryum seansıydı. Eşim geçen perşembe akşamı için üçümüzün adını yazdırmış. Gösteri Salonunda, Palais de la Découverte’ten gelen Cosmodyssee III Planetaryum’unu görmeye gittik. Aslında bu seanslar yetişkinler içindi, ama Ekin'in de ilgisini çekeceğini düşünüp, üçümüz beraber katıldık. Planetaryum nedir derseniz, http://www.planetaryum.com/ sitesinde şöyle bir tanım var: "Planetaryumlar; gökyüzünü, uzayı tanıtmak, merak uyandırmak ve araştırma yapmayı teşvik etmek için kullanılan, eğitim ve eğlence araçlarıdır."
Planetaryum ile yıldızlar, takımyıldızları ve bunların gökkubbedeki temel hareketleri incelenebiliyor. Bizim gittiğimiz gün, perşembe günü İzmir'de saat 20.00'de gerçek gökyüzü nasılsa, ona pragramlanmıştı bu cihaz. Ve eğer ışıksız bir ortamdan gözleyebiliyor olsaydık, dışarıdan çıplak gözle aynı planetaryumda görebildiğimiz gökyüzünü görebilecektik. Ama tabi şehir çok ışıklı, bu nedenle gözyüzünü ve yıldızları rahatlıkla göremiyoruz. Ayrıca o gece batı yönünde Jüpiter gezegeni çok net görülebiliyordu :)
Anlatıcımız yıldızları, takım yıldızlarını ve gökyüzündeki konumlarını çok eğlenceli bir dille anlattı bize. Anlatım Fransızca ve anında çeviri ile olsa da arada kendisi de bildiği Türkçe sözcüklerle katkıda bulundu :)
Kubbe şeklinde şişme bir hacmin içine emekleyerek girip yerde bağdaş kurarak oturduk :) Bu şekilde kubbeye yansıtılan gökyüzü görüntüsüyle yıldızları gözlemleyebildik.
Bu el sallayan hanımın hemen yanındaki girişten jet hızıyla emekleyen yetişkinler düşünün :)) Çok komikti :) Hızlı olmalıydık çünkü içeride sağlanan havanın dışarı çıkmaması gerekiyordu, yoksa kubbenin yeniden şişirilmesi gerekecekti.
Yarım saat boyunca karanlık, sadece yıldızların pırıltısının olduğu bir ortamda olmak çok güzeldi. Ekin aynı şeyi düşünmedi tabi, uzun süre karanlıkta gözleri rahatsız oldu. Bazı yıldız takımlarını göremedi, mesela anlatıcımızın bahsettiği Odeon yıldız takımının dev savaşçıya, küçük ayı yıldız takımının kepçeye ya da saksafona benzemesi gibi bizi çok eğlendiren konularda, kendisi benzetemeyince keyfi kaçtı :) Ha, bir de uykusu geldi :)))) Karanlığın etkisi herhalde :)
Bizim açımızdan planetaryumda yıldızlarla dolu bir kubbenin altında oturmak müthişti!
Planetaryumdan önce Fransız Kültür Merkezi sergi salonunda "Evreni Keşfetmek" adlı sergiyi gezdik.
Bir yandan kurabiye yiyip, bir yandan sergi gezen Ekin :)
1 Mart 2011 Salı
Bloguma Dokunma!

Bugün birçok blogda aynı yazıyı göreceksiniz. Ben de bu konuyu diğer blog sahibi arkadaşlarımdan öğrendim. Konu nedir tam olarak bilmiyorum ama (öğrenmeye çalışıyorum bir yandan) yarından itibaren TTnet kullanıcıları da bloglara ulaşamayacakmış :(
Sevgili arkadaşım Gülay'ın blogunda verdiği linkten blogspottan wordpress'e aktarımı öğrendim ve birçok blogspot kullanıcısı gibi ben de blogumu wordpress'e taşıdım. En azından ulaşabilmek isterim bloguma. Wordpress'i hiç bilmiyorum, ama sanırım kullanmayı öğreneceğim yakında mecburen. Şimdilik blogumu http://ekinvebiz.wordpress.com/ adresine taşıdığımı bildirmek isterim.
Umarım bu yasakçı zihniyetin saçmalamaları son bulur!
Sonradan eklenen not: Destek için http://www.facebook.com/blogumadokunma